Özel Öğrenme Bozukluğu-Disleksi ve Sosyal Beceri

//Özel Öğrenme Bozukluğu-Disleksi ve Sosyal Beceri

Özel Öğrenme Bozukluğu-Disleksi ve Sosyal Beceri

Özel Öğrenme Bozukluğu ya da Özel Öğrenme Güçlüğü hatta son zamanlarda sıklıkla kullanılan bu terimin aslında bir kısmını içeren Disleksi kavramlarını daha sık duymaya başladığınızı tahmin ediyorum.

Özel Öğrenme Bozukluğu nörogelişimsel bir bozukluktur, bu bozukluk kişinin tüm yaşamını kapsar, dinleme, okuma,yazma, matematik gibi temel öğrenme yeteneklerinin kazanılması ve kullanılmasında önemli güçlüklere neden olabilir,aynı zamanda organizasyon becerisi, zamanı programlama, kendini idare etme, sosyal algı ve etkileşim ile ilgili problemlerle birlikte görülebilir.

Bilişsel alanlardaki sorunlar özellikle akademik başarıyı etkilediği için en çok üzerinde çalışılan alanlardır ancak işin bir de sosyalleşme boyutu vardır ki çocuklarla çalışırken en çok bu kısmın ihmal edilmemesi gerektiğini düşünüyorum.

ÖÖB olan çocukların sosyal yaşamlarına göz attığımızda, birçoğunun arkadaşlık kurma, sürdürme konusunda sıkıntı yaşayabildiklerini gözlemleriz. Genellikle mecaz ve deyimleri anlamada, yüz ifadelerini okumada ya da söylenen ile o sıradaki beden dili arasındaki ilişkiyi kurmada güçlük çekerler.Birçok ÖÖB olan çocuk kendisinden yaşça küçük ya da büyüklerle iletişimde daha başarılıdır. Okul çağına kadar bu durum sorun olmaz hatta kendinden büyüklerle iletişim kurması övülürken okul yaşamıyla birlikte bazı olumsuzluklara neden olmaya başlar. Sınıf ortamında alay edilen, lakap takılan, dışlanan ve bebeksi bulunan çocuk haline gelebilir.

Oysa ki zeka düzeyi normal ya da normalin üzerinde olan ÖÖB’si olan çocuk için bu durum anlaşılamaz. Kendisinin farklı olduğunu hisseder, iletişim kurmaya çalışırken bazen açık ve dürüst olmak adına söylediği cümleler karşı tarafta hakaret olarak algılanabilir. Net olmayan, espri barındıran olayları olduğu gibi algıladıkları için arkadaşları arasında “tuhaf” olarak nitelendirilirler. Arkadaşının ona sır diye anlattığı bir olayı diğer arkadaşı öğrenmek istediğinde onu merakta bırakmamak ya da sırrın tam olarak ne olduğunu çözemediği için iyi niyetiyle anlatabilir.

ÖÖB olan çocuklar genelde  kendini ve duygularını ifade etmekte , bir olay karşısında ne hissettiğini ayırdedebilmekte zorlanır. Bazen rahatsız olduklarında arkadaşlarının üstüne yürüyerek sözle yapamadıkları durdurma ya da geri püskürtme işini beden kuvvetlerini kullanarak yapabilirler ve haklıyken haksız duruma düşebilirler. Bu çocuklarda art niyet, varolanın altında yatan başka bir düşünce yoktur. Sadece içinde bulunduğu durumla kendi yöntemleriyle başa çıkıyordur.

Özel eğitim ya da danışmanlık merkezlerinde eğitim olan ÖÖB olan çocuklarla dikkat, bellek, görsel algı,okuma hızı vb. bilişsel alanların yanında sosyal becerilerin de programa dahil edilmesi gerekir. ÖÖB önceden de belirttiğim gibi nörogelişimsel, yaşam boyu süren bir bozukluktur ve insan yaşamını her alanının etkiler.

Merkezlere benlik saygısı düşmüş (özellikle geç farkedilen çocuklarda gözlenir),mutsuz yüz ifadesiyle gelen bir çocukla sadece bilişsel alanın çalışılması yeterli olmayacaktır. Eğitimlerde yapabildiğini hissettirme, iyi alanlarını ön plana çıkarma ve destekleme, eksik olanların belirtilerek bu alanlarda yoğun olarak çalışma benlik saygısını tabi ki bir nebze yükseltecektir ancak insanlarla iletişimdeki sıkıntı ki okul çağındaki çocuklarda özellikle sınıf arkadaşlarıyla yaşadığı olumsuz deneyimleri çok yara açabilir, çocuğun hayatı kenardan izlemesine, içine dahil olamamasına ve gitgide yalnızlaşmasına neden olacaktır.

Sosyal beceri çalışılırken bazı çocuklarla selamlaşmadan bile başlamak gerekebilir.”Merhaba,hoşçakal” kelimelerini pek kullanmayan çocuklar vardır. Tabi ki ÖÖB olmayan bir çocuk da bu tür davranışlar sergileyebilir ama inanıyorum ki onun da sosyal becerisinin gelişmesini engelleyen bir durum söz konusudur.

Yapılan sosyal beceri eğitimlerinde amaç, çocuğa anlaşıldığını hissettirmek, diyalog çalışmalarıyla gerçek hayatın provasını yapmak,birbirinin rolüne girme, karşısındakinin sözel olmayan ifadelerini taklit etme( dolayısıyla o duyguyu yaşama), sıra alma, övgü,başarıyı kutlama, aktif dinleme, nazik ifadeler kullanma, karşısındakini cesaretlendirme gibi yöntemlerle iletişimi somutlaştırabilmektir. ÖÖB olan çocuklarda somutlaştırma çok önemlidir. Zamanla çocuğun genelde hep soru sormaya hazır, adeta dünyayı anlamaya çalışan yüz ifadesinde olumlu değişiklikler olmaya başlar, daha güler yüzlü hale gelir.

Her ÖÖB olan çocukta bir pırıltı vardır. İşte bu pırıltı onlarla çalışmayı daha da zevkli hale getirir. Dünyayı bizden farklı şekilde algılayan, fırsat verildiğinde iyi ve güçlü yanlarıyla parlayacak olan bu çocukların topluma renk katacakları kesindir.

Uzm. Psk. Elçin KÖKEN

 

2017-07-28T00:01:33+00:00